TTB: “COVID-19 sağlık çalışanları için acilen meslek hastalığı olarak kabul edilmelidir”

Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) çağrısıyla yurt genelinde, COVID-19 nedeniyle yaşamını yitiren Aydın Tabip Odası Başkanı Dr. Esat Ülkü ve yaşamını yitiren tüm sağlık çalışanları ve yurttaşlar için 16 Ekim 2020 tarihinde anma etkinlikleri düzenlendi, 1 dakikalık saygı duruşu gerçekleştirildi

TTB: “COVID-19 sağlık çalışanları için acilen meslek hastalığı olarak kabul edilmelidir”

Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) çağrısıyla yurt genelinde, COVID-19 nedeniyle yaşamını yitiren Aydın Tabip Odası Başkanı Dr. Esat Ülkü ve yaşamını yitiren tüm sağlık çalışanları ve yurttaşlar için 16 Ekim 2020 tarihinde anma etkinlikleri düzenlendi, 1 dakikalık saygı duruşu gerçekleştirildi.

Hastanelerin bahçesinde ve tabip odalarında yapılan basın açıklamalarında, COVID-19’un meslek hastalığı kabul edilmesi talebi öncelikle dile getirildi.

TTB Merkez Konseyi üyeleri ise Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu üyeleri ile birlikte TTB binasında bir basın toplantısı düzenledi.

Basın metni TTB Merkez Konseyi Başkanı R. Şebnem Korur tarafından okundu.

Korur, basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

Başladığı ilk günden itibaren COVID-19 salgınının ilk karşılayıcıları doğaldır ki tüm dünyada olduğu gibi sağlık çalışanlarıdır.  Bu nedenledir ki birçok ülkede sağlık çalışanlarının toplumun diğer kesimlerine göre 4-5 kat daha fazla COVID-19 ile hastalandığı, hatta ülkemizde olduğu gibi bazı ülkelerde de 10 kattan fazla hastalanma riski taşıdıkları saptanmıştır.  Bunun için “COVID-19, sağlık çalışanları için milenyumun ilk meslek hastalığıdır”  tanımlamaları yapılmıştır.  Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve birçok uluslararası örgüt, COVID-19 hastalığının meslek hastalığı olarak kabul edilmesi yönünde açıklama yapmıştır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından da henüz salgınının başlangıcında bu yönde değerlendirmeler yapılmış; sağlık çalışanlarının korunmasına yönelik önlemlerin alınması için ülkelere uyarılarda bulunulmuştur. İtalya, Almanya, Belçika, Kanada, Amerika Birleşik Devletleri, Güney Afrika ve Malezya dâhil 130’a yakın ülke tarafından COVID-19 sağlık çalışanları için meslek hastalığı olarak kabul edilmiştir.

Evet, dünyadaki birçok ülke COVID-19’u meslek hastalığı olarak kabul ederken maalesef ülkemizde halen resmi olarak COVID-19 meslek hastalığı olarak kabul edilmemiştir.  Oysa Dünya Sağlık Örgütü’nün belirttiği üzere; sağlık hizmeti nedeniyle COVID-19 enfeksiyonu geçiren bir sağlık çalışanının zararının tazmini, rehabilitasyonu ve tedavisinin sağlanması sağlık çalışanının haklarındandır. 6331 sayılı kanunumuzda da tanımlandığı üzere sağlık çalışanlarının COVID-19 hastalığı “mesleki risklere maruziyet sonucu ortaya çıkan hastalıktır”. Yasalarımızda meslek hastalıklarının bildirim ve kaydının birincil yükümlülüğü Sağlık Bakanlığı’ndadır.  Bu nedenle Sağlık Bakanlığı tarafından kayıtlarında olan COVID-19 hastası sağlık çalışanlarının sayıları günbegün açıklanmalı ve bunlar otomatikman meslek hastalığı statüsüne alınmalıdır.  Bu kayıt ve bildirimin doğrudan SGK için bir “illiyet bağı” delili oluşturduğu konusunda mevzuatımızda gerekli değişiklikler ivedilikle yapılmalıdır.  Böylece COVID-19 pandemisi ile mücadele sırasında vefat eden veya hastalanarak mağduriyet yaşayan sağlık çalışanlarının mağduriyetlerinin giderilmesi ve zararlarının tazmin edilmesinin önü açılmalıdır.

Geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanı tarafından açıklanan verilere göre COVID-19 hastası sağlık çalışanı sayısı 40 bini geçmiştir. Bu sayının sadece semptom gösteren sağlıkçıların sayısı mı, yoksa semptom göstersin veya göstermesin PCR ve BT ile tanı konan tüm sağlıkçıların sayısı mı olduğunu ne yazık ki bilmiyoruz; ancak bildiğimiz bir şey var: hala enfekte oluyor, hastalanıyor, malul kalıyor ve ölüyoruz…

Bizler emeğimizin karşılığını istiyoruz. Bizler özlük hakkımızın gereği olarak  “karşılaştığımız COVID-19 ateşinin bizi yakması halinde bunun belgelenmesini” istiyoruz…

COVID-19 pandemisi bizi çalışamayacak derecede yaktığında, bizlerde hasar bıraktığında, sağlığımızın olmazsa olmaz sosyal belirleyicisi olan “yaşamımızı idame ettirme sosyal güvencesi” istiyoruz…

COVID-19 pandemisi bizi öldürdüğünde, yaşamımıza mal olduğunda geride bıraktıklarımızın meslektaşlarımızın, sosyal sürdürülebilirliklerinin devam edebilmesini istiyoruz. Dünyanın her tarafında verilen bu özlük hakkının ülkemizde de yasalaşmasının güvencesini istiyoruz…

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur